Hipnoterapi

Hipnoz, bilincin uyuduğu; fakat duyguların canlılıklarını korudukları, bireylerin telkinlere yatkınlık gösterdikleri, uyku-uyanıklık arası yapay bir uyku halidir. Bilinci zengin hayallerin kapladığı, gerçeklik algısının azaldığı bu durumun oluşturduğu ruh haline trans denilmektedir.
Hipnoz bir uyku hali değildir, hipnozda beyin aslında tam anlamıyla uyku – uyanıklık arasında bir durumdadır. Kişi bedenen ve zihnen gevşemiş, rahatlamış huzurlu bir farkına varma halindedir.
Tarihin çok eski çağlarında Hindistan ve Çin’deki din adamlarının ve şamanların uygulamalarına dayanan hipnoz, gerek uygulanış biçimi gerekse yarattığı olağanüstü haller dolayısıyla insanlar tarafından olağanüstü, gizem ve merak uyandıran bir süreç olma özelliğini, (hipnozun çağdaş tekniklerle uygulandığı) günümüze kadar korumuştur.

Hipnozda kişinin bilinci bazı tekniklerle devre dışı bırakılır. Bilinçaltı aktif hale gelir. Bilinçaltında var olan travmalar tek tek temizlenir. Kişinin bugüne kadar yaşadığı bütün travmalar bilinçaltında katman katman yer etmiştir. Bu katmanlar en üstten alta doğru kaldırılarak kişinin yaşadığı olaydaki duygusu akıtılır. Beyin artık o olayla ya da kişiyle uğraşmayı bırakır ve sakinleşir. Böylece bilinçaltı temizliği yapılmış olur.

Psikolojik etkenler ya da problemler kişilerde kas ve iskelet sisteminde kronik ağrılara yol açabilirler. Uygulanan bütün fiziksel tedavilerin işe yaramadığını gördüğümüzde hipnozla ve bilinçaltı gücüyle bu sorunun üstesinden gelebiliriz. Var olan kronik ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz. Hiçbir yöntemin işe yaramadığı kas iskelet sistemine bağlı ağrılar hissediyorsanız hipnozu deneyebilirsiniz.

Sema Danışık temel ve ileri hipnoz eğitimini Omni Hipnoz Akademisi’nden almıştır.

Tüm Uzmanlık Alanları