Psikonöroimmünoloji

Psikonöroimmünoloji adından da anlaşılacağı üzere kişinin hem psikolojisi hem nörolojisi hem de immünoloji yani bağışıklık sistemi ile ilgilenen bir bilim dalıdır. İnsan bedenini bir bütün olarak kabul eder ve kişinin probleminin ana nedenini bulmaya çalışır. Sinir sistemi ile immün sistem arasındaki etkileşimi temel alan bu bilim, psikolojinin sinir sistemi üzerinden bağışıklık sistemi ile etkileşerek tüm vücuda olan etkisini inceler. Hastalıkların oluşum mekanizmalarını ve dışarıdan yapılabilecek müdahalelerin bu mekanizmalara etkilerini araştırır.

Örneğin; çocukken büyük bir korku yaşayan kişide bu yaşadığı psikolojik travma kendini nefes almada güçlük olarak ortaya çıkarabilir. Yaşanan korkunun şiddetiyle çocuk diyafram kasını kilitler. Kilitlenen diyafram uzun vadede bütün kaburgalarda blokajlara ve akciğer kapasitesinde azalmaya neden olur. Etkilenen nervus vagus siniri ile de kişinin sindiriminde sorunlar ortaya çıkar. Hazımsızlık, gaz şikayeti, kabızlık gibi problemlerle birlikte kişinin vücudunda toksik maddeler fazlalaşır. Bu da eklemlerine ağrı olarak yansıyabilir. Bu kişi belki 40 yaşında sırt ağrısı problemiyle bize başvurur. Psikonöroimmünolojide; hastanin yaşadığı tüm psikolojik travmalar, geçirdiği cerrahiler, anne ve babasından aldığı genetik özellikler, sindirim sistemi sağlığı ve beslenme düzeni, bioritm, yaşam şartları ve bulunduğu ortam, aile düzeni, epigenetik faktörler sorgulanarak genel bir tedavi planı oluşturulmaya çalışılır. Psikonöroimmünoloji hastalıklara çok yönlü yaklaşarak hastalık tablosunu bozmayı hedefler. Hastalığı oluşturan temel nedeni bulup onu yok edince hasta kendiliğinden iyileşme sürecine girer. 

Günümüzde sağlık sistemi; oluşan semptomları baskılama ve beynin problemi algılamasını önlemek üzerinedir. Bu da hastada iyileşmek yerine daha da derinleşen bir hastalık tablosunu ortaya çıkarır. Örneğin; omuz ağrısı yaşayan bir hastada ağrı kesiciler ile ağrı yok edilmeye çalışılır. Ağrı ortadan kalkmazsa dozu giderek artan ağrı kesiciler devreye girer. Halbuki omuzda var olan yaralanma ya da yırtılma tamir edilmediği sürece ağrının ortadan kalkması bu kişi için bir şeyi değiştirmez. Sadece var olan ağrıyı algılamasına engel olur. Halbuki ağrı bedenimiz için bir savunma mekanizmasıdır. Kişinin dikkatini çekmeye yarar. Psikonöroimmünolojide kişide sindirim problemi var olup olmadığına bakılır. Sindirim problemleri omuz ağrısına neden olabilir. İnsülin direnci, kilo verememe, aşırı şeker yeme isteği, pankreasın yeterince çalışamaması gibi nedenler altta yatan nedenler olabilir. 

Psikonöroimmünoloji pek çok hastalık için kullanılabilir:

– Depresyon
– Kilo kontrolü
– İnsülin Direnci
– Diabet
– Polikistik Over Sendromu
– Ankilozan Spondilit
– Romatoid Artrit
– Sistemik Lupus Eritamatus
– Astım
– Alerji
– Otizm
– Gastrit
– Multiple Skleroz
– Sedef
– Ülseratif Kolit
– Chron Hastalığı
– Kronik Yorgunluk Sendromu
– Dermatid
– Psoriasiz
– Migren
– Ürtiker
– Egzama
– Fibromyalji
– İrritabl bağırsak hastalığı

Sema Danışık eğitimini Natura Foundation, Knowledge Centre for Clinical PNI and Nutritional Therapy (Almanya) dan almıştır. 

Tüm Uzmanlık Alanları